8 Aralık 2008 Pazartesi

Frida Kahlo / Papağanım ve Maymunum

Malba müzesinde gördüğüm bir başka tablo! Frida Kahlo'nun papağanı ve maymunu ile kendi resmini çizdiği bu portre serginin en çok dikkat çeken tablosuydu.
Frida Kahlo, tabloları kadar inişli çıkışlı, acılarla dolu hayatı ile de ünlü.
Meksikalı ressam, Meksika Devrimi'nin gerçekleştiği 7 Temmuz 1910 tarihini doğum günü olarak ilan ediyor.
Henüz 6 yaşındayken çocuk felci geçiriyor ve sağ bacağı özürlü kalıyor. Özrüne aldırmadan hayata sımsıkı sarılan Frida, liseyi döneminin en iyi okullarında okumayı başarıyor. Sanat, felsefe, edebiyat gibi alanlara yöneliyor ve anarşist bir edebiyat grubuna üye oluyor. 19 yaşlarında okuldan evine dönerken bindiği otobüsün tramvayla çarpışması sonucu ömür boyu dinmeyen acılara mahkum olan Frida Kahlo, sol kemiğinden girip leğen kemiğinden çıkan tren demiri yüzünden tam 32 kez ameliyat oluyor. Evinde yatalak kaldığı zamanlarda, annesinin sıkılmasın diye tavana monte ettiği aynaya bakarak ve aynada gördüğü yüzü resmederek uzunca bir dönem geçiriyor. Bu dönemlerde portreler yapmaya başlıyor. Ve hayatında yeni bir dönem başlıyor. İlerleyen zamanlarda çocukken felç olan bacağı kangren oluyor ve kesilmek zorunda kalıyor. Frida acılarını resim çizerek bastırıyor ve yeniden yürüyerek, hayata katılmaya devam ediyor. Diego Rivera ile çok konuşulan bir evlilik yapıyor. Eşi tarafından defalarca aldatılıyor. O da eşini aldatıyor. Rivera'dan boşanıyor, sonra yeniden evleniyor. Düşüyor ve her defasında yine ayağa kalkıyor. Açtığı kişisel sergilerle üne kavuşan Frida Kahlo, Picasso dahil birçok ressamın taktirini topluyor. Ölümünden sonra geriye çoğu kendi portresi olmak üzere 70'e yakın resim bırakıyor.

6 yorum:

  1. birçok ressam gibi acılarını sanatla hafifletmiş gibi görünsede çok mutsuz olduğu hissediliyor.gerçektende duygusunu çok iyi aktarmış..

    YanıtlaSil
  2. aynada gördüğü resmi çizmiş. en acılı zamanlarında aynada acıyı görmemesi imkansız. portreleri gerçekten çok başarılı.

    YanıtlaSil
  3. Gerçekten çok zorlu bir yaşamı varmış. Ama yaşamı boyunca okuduğum kadarı ile hiç pes etmemiş. Pes etse en başından edebilirmiş. Resimlerine bakılmasa bile böyle insanların yaşamları boyunca verdikleri mücadeleler herkese anlatılmalıdır. Öğretilmelidir. Hayata küsüp giden çok insan var. Oysa hayat pes etmediğin takdirde güzel.

    Bu arada resimde oldukça güzel duruyor. Paylaşım için teşekkürler.

    YanıtlaSil
  4. ben de yorumun için çok teşekkür ederim. gerçekten de örnek bir hayatı var. ne olursa olsun vazgeçmemek çok önemli.

    YanıtlaSil
  5. Ama bende Görmek istiyorum..Takdir ettiğim bir ressamdır .(((

    YanıtlaSil
  6. belki istanbul'a da gelir tabloları. neden olmasın. o zaman sen de yakından görmüş olursun. :)

    YanıtlaSil