15 Kasım 2009 Pazar

Arzu'nun defterinden

Çok yazabilir miyim, bilmem ama bi deneyeyim dedim. O yüzden güzel günlerle dolu bu sayfaları bırakıp yeni bir blog aldım. Pek bişiy yok gerçi. Daha çok taze. Belki merak eden olur.
http://arzunundefteri.blogspot.com/

Hepinizi çok öpüyorum ve kucak dolusu sevgiler yolluyorum.

10 Temmuz 2009 Cuma

Dejame que me vaya



Mercedes Sosa'nın çok güzel bir şarkısı ve chacarera...

Dejame que me vaya

Aunque me duela el alma
Y se me quiebre el pecho,
Dejame que me vaya
A olvidarme tus besos.

A donde ire, no importa,
No intentes detenerme,
Total... Sabes de sobra
Que en vano fue quererte.

No creo en tus promesas,
No me hagas juramentos,
No bien tu voz los suelta
Ya se los lleva el viento!.

Siempre en el corazon
Guardo una chacarera,
Dejame que me vaya
Y que con ella muera

Aunque me duela el alma
Tan solo pienso en irme,
No quiero andar mañana
Crucificado y triste.
Del hueco de tus manos,
Blancas como el azucar,
Bebi los desengaños,
Probe las amarguras.

La miel que vos me diste
No estaba hecha de flores,
De algun rencor hiciste
La miel de tus amores.

Siempre en el corazon
Guardo una chacarera,
Dejame que me vaya
Y que con ella muera

El Canto Del Loco " Te Recuerdo"



Hoy no paro de pensarlo y no se ahora muy bien que
hago aqui.

Te has marchado y has dejado otro hueco dentro de
mi.

Te recuerdo porque fuiste y has sido la chispa
que me ha echo vivir.

A tu lado me sentia protegido y dentro de
ti,ahora ya no existe risa, ya no hay nada que me
haga reir, y me acuerdo del kariño y todos
los besos que a veces no di.

Desde entonces no veo otra cosa en mi ser y ahora
ya te has marchado, no te volvere a ver, ya no
estaremos solos, ya no veo tus ojos.

Ando solo y voy pensando en las cosas que abia
por hacer, en los gestos que eran nuestros, que
ahora solo no puedo tener y me acuerdo del
cariño y todos los besos que a veces no di.

Desde entonces no veo otra cosa en mi ser y ahora
ya te has marchado, no te volvere a ver, ya no
estaremos solos ya no veo tus ojos.

28 Haziran 2009 Pazar

Arjantin'de İş Bulmak İçin Bir Site

http://www.bumeran.com
bu siteden Arjantin'deki iş imkanlarına bakabilir, cv'nizi oluşturup başvurularda bulunabilirsiniz. Geçenlerde Arjantin'e gitmek ve çalışmak istediğini söyleyen yorumcu arkadaşlarımızdan biri sormuştu. Bunun üzerine Arjantin'de bulunduğum günlerde bolca reklamlarını gördüğüm bu sitenin linkini yazayım dedim.
Bunun haricinde çalışma izni nasıl olur? Gerekli belgeler nelerdir? Bunlarla ilgili sorularınız için Arjantin Büyük Elçiliği'ne danışabilirsiniz. Elçiliğin adres ve telefon bilgileri de şöyle: Buenos Aires Türk Konsolosluğu: 11 de Septiembre 1382; (54) 11 4785 7203

21 Mayıs 2009 Perşembe

Nehir'den

Son günlerdeki bir nehir gezisinden fotoğraflar...


15 Mayıs 2009 Cuma

Hukuk Fakültesi

Dolandırıcı, yalancı Letsgo firması ve ev sahipleri sayesinde sinir krizleri ile ayrıldığımız evden, uzunca ama rahat bir yolculuğun ardından sonunda Türkiye'ye vardık. Ama vakitsizlikten yazamadığım bir dolu yazı ve yükleyemediğim fotoğraflarım var.

Bunlardan biri de Buenos Aires Hukuk Fakültesi. Oldukça büyük ve görkemli olan bu binayı çok sevdim. Yapay çiçeğe yakın olan bu bina uzun merdivenleri, yüksek kolonları, pencereleri ve kapıları ile dikkat çekiyordu.

Bir Çiçek

Recoleta Mahallesi, hukuk fakültesi yanında bulunan büyük bir çiçek. Gündüzleri açılıyor, geceleri kapanıyor.


10 Mayıs 2009 Pazar

Herkese Lazım

Ne salak fotolar bunlar yaa. O arabanın içine girdik, binbir şebeklikle poz verdik, fotoğraf çekildik. Başımız göğe mi erdi? Evet! Çok mutluyuz. Buralara gelen herkese tavsiye eder, buradan fotoğraf çekilmeden dönmeyin bile deriz hatta dedik bile. Herkesin böyle fotoğrafları olmalı. Lütfen, yani insanlık namına rica ediyoruz, bu fotoğrafların aynısından çekilmeden dönmeyin diyoruz. Lütfen!


6 Mayıs 2009 Çarşamba

Zamba



Yine bir kadın ve erkeğin aşkını anlatan Zamba, Arjantin'in folklorik danslarından biri. Peru'dan gelen bu dans ismini, indias ve zambos'lardan alıyor. Orijinali Zamacueca olan dans kadının peşini bırakmayan bir aşığın, kadın bir cevap verine kadar aşkını anlatmak için yaptığı hareketler ve kadının kaçışından oluşuyor.

3 Mayıs 2009 Pazar

Aires-Marcelo Katz

Aire kelimesinin çoğul hali Aires ispanyolca havalar anlamına geliyor. Hava kelimesini düşününce insanın aklına ne gelir? Nefes almak, bulutlar, üflemeli alet çalmak... ve benzer bir dolu şey. Arjantin'in Soytarı tiyatrosun'un önemli isimlerinden Marcelo Katz'ın üçlemelerinden Aires'i izleyince hava ile zihnimin geliştirdiği görüntüler, aire kelemisinin çoğalması gibi üredi.

Gece, yıldızların altında gerçekleşen oyun alanına girer girmez seyirciye hoş geldin deyip rast gele bir yerlere oturtan, oyun başlayana kadar seyircinin canı sıkılmasın hem de oyuna ısınsın diye seyirciyle oynamaya başlayan oyuncular, 6 yaşından küçüklerin girmesinin yasak olduğu oyunda küçük büyük herkesi güldürüyor. Hava ile temasını geliştiren oyun, tamamen seyirciyi güldürüp eğlendirmek üzerine kurulu.

Saksafon çalan Caz ekibi'nin bir yerden sonra ağzıyla üflemek yerine osurarak üflemeye ve çalmaya başlaması, top çevirmek yerine hava ile poşet çevirilmesi ve poşetlerin elektrikli süpürgeyle teker teker yutulması, hava üfleyen makine ile seyircilerin üzerlerine atılan kağıtlar, yıldızlı bir gökyüzüne balonlarla bırakılan dilekler, oyunun en dikkat çekici ve seyirci üzerinde etkileyici bölümleriydi. Hava ile yapılabilecek, kullanılabilecek ne varsa kullanılan oyunda, seyirciler de fikirleri, cevapları, dilekleri ile her daim oyunun içinde yer alıyordu.

Yolu buralara düşüp de eğlenceli vakit geçirmek ve gülmek isteyen herkese görmeden, yaşamadan tasvir edemeyeceği bu oyunu izlemeden dönmemesini tavsiye ederim.

Yazar: Marcelo Katz, Javier Pomposiello
Yönetmen: Marcelo Katz
Oyuncular: Juan Carlos Bratoz, Cecile Caillon, Demián Candal, Julieta Carreras, Pablo Fusco, Martín López, Lisandro Penelas, Javier Pomposiello, Luciana Wiederhold, Erica Ynoub
Kostüm: Brigida Lozzi
Işık: Fernando Berreta
Ses: Pablo Bronzini

Yer: Centro Cultural Recoleta

2 Mayıs 2009 Cumartesi

1 Mayıs'tan

Ayrı sokaklardan ayrı gruplar halinde Plaza de Mayo'ya yürüyen sol ve işçi örgütlerin düzenlediği 1 Mayıs beklediğim gibi geçmedi. Birarada durmak istemeyen grupların birbirleriyle kesişmemek için dağınık hareket etmesi, daha önce gördüğüm darbe karşıtı eylemin yanında sönük görüntüler oluşturdu. Buna rağmen 10000'den fazla insanın bir araya geldiği, öğle saatlerinden akşam saatlerine kadar davul sesleri ve pankartlar eşliğinde yüründüğü 1 Mayıs'a, bizde olduğu gibi polislerin gölgesi düşmedi. Zaten polislerin sayısı 10 ya da 15'i geçmiyordu. Belki de onlar da göstericiler gibi dağınık oldukları için benim gözüme pek çarpmadı.

Bir de bizim 1 Mayısımız var ki gördüğüm o iğrenç görüntüler kadar, o iğrenç görüntülerin altlarına yazılan zavallı yorumlar üzüyor beni. Zavallı diyorum çünkü dayağı onayan bir insan, bunu onamak için "benim oğlum da orda olursa onu da dövün" diyen insan, hep iktidarın, gücün ve zenginin yanında olan insan, bankaların kırılan her bankamatiğinde canı acıyan insan ZAVALLIDIR. O kadar zavallı ki kendinin farkında değildir. Zavallılığına rağmen "İNSAN" olduğunun ve öyle ya da böyle en azından "dayak kötü bir şeydir kardeşim, polisin göstericileri dövmeye hakkı yok, onu da geçtim, kimse kimseyi dövmesin, her türlü şiddete karşıyım"ı diyebilmeye hakkı olduğunu bilmemektedir. Hal böyle olunca da durmak yok, yolunmaya, kapanmayan davaların üstüne yenilerini açmaya, baskıya, şiddete, hep daha geriye devam...

La Oma




70'li yaşlarda yaşlı bir kadına duyulan aşkı anlatan bu chamamé şarkısını Los 4 de Cordoba'dan dinletmek isterdim ama youtube'da bulamadım. Bu haliyle de çok güzel bir şarkı.
LA OMA

(Música del Litoral Argentino - Misiones)

La Oma es una mujer,
de 70 y pico de años
vive en el monte chaqueño
cerquita de San Bernardo.

Tiene los ojos azules
como el agua de los mares
por que vino de muy lejos
y el cielo quedo en su sangre.

Hay que entrar por las picadas
para llegar a su rancho
de barro y apuntalado
con quebracho colorado
lleno de arboles el patio
y herramientas de trabajo
una volanta un arado
y el paisaje de su Chaco.

La Oma es feliz con poco
digamos que mejor con nada
la oma era rubia y se ve
que era una linda alemana.

Que sola que esta la Oma
pero ella no piensa en nada
como pensar en la muerte
si la oma es como un hada.

En su ranchito de barro
calienta a leña su pava
conversa con un lorito
que es con el unico que habla.

Pedro Fabrini/Daniel Altamirano

29 Nisan 2009 Çarşamba

MİM

Alberto ile mim dersinden küçük görüntüler...


Bir Arjantin - Türk Güzeli

Annesi türk, babası arjantinli Camila, ikinci ismi ile Cahide az çok yazılarımı takip edenlerin tanıdığı Canan Kaya'nın biricik kızı. Türkçe anlayan ama konuşamayan, yeni yeni ispanyolca konuşan Camila evimize misafir olduğunda kendisini afiyetle yiyoruz. Gerçi bunu yapabilmek için bir cep telefonunu feda ediyor, o cep telefonuyla oynarken, fırsat bu fırsat deyip Cami Başştaaa (yeter) diyene kadar oynuyoruz onunla. Mayıs ayında 2 yaşına girecek olan Cami, arada türkçe kelimeler kullansa da genelde ispanyolca konuşuyor. İşte onun cümleleri:

Que haces Pabloo? Mavi oyuncağını yanından ayırmayan Cami'nin, şaşırmış bir yüz ifadesiyle oyuncağına sıkça sorduğu bir soru. Pablo ne yapıyorsun? anlamına geliyor.

Ese no! İstemediği televizyon kanalına, istemediği yemeğe, hayır dediği her şeye eşe noo'yu kullanıyor. Hayır istemiyorum ötekini ver bana demek istiyor.

Auxilio! Gördüğü her yükseltiğe çıkıp Aikşilloo diye bağıran ve İmdat diyen Camila, aslında oyuncağı Pablo'nun taklidini yapıyor.

Acuuuu! Hapşuruk sesine benzer bir sesle tek bir nefeste uzunca bağıran Camile Arzuu diyor. Gel de oynayalım.




Palermo Parkı

Hafta sonu eğer hava güzelse Buenos Airesli'ler Palermo'nun yapay gölü etrafında piknik yapmayı, paten ve bisikletle gezinmeyi tercih ediyor. Çocuklar için sirk ve palyaço gösterilerinin de yapıldığı bu günlerde fayton, deniz bisikleti, 4 kişilik bisikletli arabalar kiralamak ve güzel bir hafta sonu geçirmek mümkün.




Palermo Gölünden Güneşin Batışı




22 Nisan 2009 Çarşamba

Buenos Aires'te Metro Hatları


Buenos Aires Capital'in hemen hemen her yerine metro ile gitmek mümkün. 6 ayrı hattı olan Metronun kullanımı karışık gibi görünse de öğrenince çok kolay.

Sadece 1. 10 pezo ile tüm hatları kullanılabiliyor. Aktarma yapmak için yeniden bilet almaya gerek yok. Bozuk para bulmanın eziyet olduğu Buenos Aires'te 2 pezo verip 1 seyehat aldığınızda bolca bozuk paranız oluyor. Sonra bu bozuk paralar biriktirilip belediye otobüsleri kullanılabilir. Ben öyle yapıyorum.

Yukarıdaki jpeg'de ayrıntılı bir harita var zaten, onun dışında buralara gelecek olanlara rehber olsun diye işte tüm hatlar ve aktarma yapabileceğiniz duraklar:

Mavi Hat A Line
Primera Junta'dan başlayan bu hat Plaza de Mayo'ya kadar gidiyor eğer yapım aşamaları biterse Nazca'dan başlayacak. Plaza De Miserere'dan H hattına, Lima Durağından C hattına, Peru Durağından D ve E hattına aktarma yapılabiliyor.

Kırmızı Hat B Line
Los Incas'dan başlayan bu hat Alem'e kadar gidiyor. Eğer yapım çalışmaları biterse Villa Urquiza'dan başlayacak. Carlos Pellegirini durağından 9 de Julio durağına yani D hattına aktarma yapmak mümkün.

C Hattı Lacivert Line
Constutición'dan başlayan hat, Retiro'ya kadar gidiyor. Independencia'dan E Hattına, Av. De Mayo'dan A Hattına, Diagonel Norte'den D Hattına aktarma yapmak mümkün.

D Hattı Yeşil Line
Congreso De Tucumán'dan başlayan hat Catedral'a kadar gidiyor. 9'de Julio durağından B ve C hatlarına aktarma yapılabiliyor.

E Hattı Mor Line
Plazo de Los Virreyes'ten başlayan bu hat Bolivar'a kadar gidiyor. Independencia'dan C hattına geçmek mümkün.

H Hattı Kahverengi Line
Rengi kahverengimi tam emin olamadım ama onun gibi bişiy. Eğer yapımı tamamlanırsa; Nueva Pompeya'dan Retiro'ya kadar gidecek olan hat şimdilik Caseros ve Plaza Once Durakları arasında yer alıyor.
Humberto durağından E hattına, Plaza Once'den A hattına geçmek mümkün.

Böyle bakınca karışık görünüyor sanırım. Aslında en güzeli 5 pezoya bir guia alıp, her şeye daha ayrıntılı bakmak.

21 Nisan 2009 Salı

Buenos Aires Köfte Ekibi

Geçen hafta tesadüf eseri Buenos Aires'te tanıştığımız 5 türk arkadaş bir araya geldik. Havadan, sudan, her şeyden biraz konuştuğumuz günde, hem eğlenebileceğimiz hem de para kazanabileceğimiz ve hep birlikte yapabileceğimiz bir şeyler olmalı dedik. Ve muhteşem köfte grubunu kurduk.

Pazar günü erkenden bir araya geldik. Önce birez dinlendik, keyif yaptık. Sonra malzemelerimizi aldık. Ben köfteleri yaptım. Arkadaşlar sepetleri hazırladı. Sonrasında taktık, takıştırdık. Ve doğrudan San Telmo'nun yolunu tuttuk. Daha San Telmo'yu yarılamadan tüm köfteleri satıverdik. San Telmo'nun diğer satıcaları dahil, tüm Arjantin'lilerden ve turistlerden çok olumlu tepki alınca deli gibi mutlu olduk. Hem durduk yere para kazandık, hem de eğlendik. Sonrasında haftaiçi başka bir gün Ayşe ile ikimiz Florida'ya çıktık, yine hem eğlendik hem kazandık. Ve bir dolu şey öğrendik. İnsanların yemek saatine denk gelmek gerektiğini, arjantinli esnafın çok anlayışlı olduğunu, kardeşim dükkanımın önünü kapatma gibi sendromlarının olmadığını, aksine yediği köfteyi beğenince daha çok satalım diye tüm arkadaşlarına haber verdiğini, arjantinlilerin içinde et olan her şeyi yiyebileceğini, arjantin'de çok kolay bir şeylerin satılabileceğini, polisin hiçbir şeye karışmadığını gördük.

Ama tabi oh herbir şey çok kolay satılıyor diye hayaller kurup, 100 tane köfte yapıp buz gibi havada San Telmo'ya fırlamamak gerekiyor. Çünkü Arjantinli'ler böyle havalarda sıcak şeyler yemeği tercih ediyor ki bu hafta da bunu gördük. Hava iyice soğuyunca bir amcam içi sebze dolu koskocaman ve sıcacık empanadaları tüm San Telmo'ya satıverdi. Biz de bi güzel izledik.

Bombi! http://www.myspace.com/elbombis

Nedir bu Bombi! Bombilla'dan ampül mü? Hayır. Bombero'dan itfaiyeci gibi bir şey mi? Hayır. Belki de doğrudan Bomba anlamına gelen bomba'dan türeme bir kelime. Bilmiyorum.
2 seneyi aşkın bir süredir oynadığım klan savaşlarında hemen yanıbaşımda bulunan komşum müzik yapıyormuş. Bana da geçen dinletti, çok sevdim. Herkesle paylaşayım dedim.
Bu defaki müzik grubumuz İspanya'nın genç yetenekleri Bombi'den geliyor. Burayı tıkalayarak "http://www.myspace.com/elbombis" müziklerini dinleyebilirsiniz. Bana çok eğlenceli geldi.

(Yazıyı yazdıktan sonra arkadaşım google'dan çevirip okumuş. Grubunun ismi bombilla'dan yani ampulden geliyormuş çünkü arkadaşın ampül gibi sarı saçları varmış.)

20 Nisan 2009 Pazartesi

Casa Rosada

Casa Rosada'nın içinden görüntüler...