31 Mart 2009 Salı

Murga

Daha önceki yazılarımda, parkta provası yapılan bir dansın videosunu koymuştum. Ve birçok kişi o dansı Kolbastı'ya benzetmişti ki gerçekten benziyor. Daha sonrasında birçok kez yine o aynı parta bu gençlerin makyajlı, kostümlü, davullu ve hafif tiyatral provalarına eşlik ettim. Sorasında 10000 Arjantinlilerin barış, eşitlik ve adalet için bir araya geldiği 24 Mart'ta karşılaştım kendileriyle. O güne kadar devamlı hareket halinde oldukları için provalarını ya da gösterilerini kesip, kardeşim napıyosunuz siz? Ne için tüm bunlar diye soramamıştım. Ve Buenos Aireste'ki süper kanramanım Canan burda yine devreye giriyor.
- Arzu sen neden Murga yapmıyorsun?
- Murga mı? Bunun adı Murga mıymış? Sokak tiyatrosu gibi bişiy galiba derken. Canan'dan Pablo'ya, Pablo'dan Julian'a postalanıp kendimi önce bir sokak tiyatrosunun hazırlıklarında ve sonrasında rengarenk Murga dünyasında buluyorum.

İnternetten köklerinin İspanya'dan geldiğini ve bugün kenidini Uruguay'da fazlasıyla yaşattığını ( ah nasılda bir murga izlemeden döndüm Uruguay'dan) öğrendiğim bu gösteri, Mim öğretmenim Alberto'nun dediğine göre bugün sokak tiyatrosu olarak kendini var ediyor. Olur mu ama sadece dans ediyorlar başka da bir şey yapmıyorlar ki? Diyecek oldum ki, dedim de Alberto bana hayır dedi. Tam olarak bir murga izlediğinde görürsün dedi. Sadece dans etmiyorlar bir dolu mesajı ve hikayesi olan şarkılar da söylüyorlar. Hımm dedim ve hemen ertesi gün Murga'da çalışan Julian ile haberleşip kendimi Solis 1286'da buldum.

Bugüne kadar burada katıldığım tüm atölyeler küçük, büyük bir sahne ya da oda içerisindeydi. Yani bir binanın içerisindeydi. Bu binaların içerisinde insanlar bir araya geliyor, önce doğaçlamalar yapıyor, sorasında oyunculuk, tembellik, arjantin sorunları üzerine saatlerce konuşulup dünya kurtarılıyor ve genel provalara geçiliyordu. Hepsi değil ama çoğu böyle. Güzel de seviyorum ben tiyatroyu. Neyse Solis 1286; tüm bu tiyatrolara inat, yıkık bir bina. Çatısı yok. Yapmayacaklar da. Kapısı halka sonuna kadar açık. Zaten içeri girdiğim de gençler mahallenin çocuklarıyla resim yapıyor ve yıkık binanın duvarlarını boyuyorlardı. Her saat başı binanın içerisi doldu. Mahalleli evlerinden yaptıkları empanadaları, pastaları getiriyor. Önce bu yiyeceklerle tüm çocukların karnı ve gözü doyuruluyor. Sonrasında Murga için hazırlanan yiyecekler, ekibin satıp para kazanması için Murgalara teslim ediliyordu. Bir arada güzel şeyleri paylaşmayı seven tüm insanlar bu yıkık binayı iyice doldurduktan sonra projeksiyondan Arjantin maçı izleniyor. Futbol aşığı bu insanlar maçın olduğu saatte murga yaparlarsa içleri rahat etmeyecek. Bu yüzden Arjantin takımıyla hop oturup hop kalkılıyor, galibiyetle biten maçın ardından ne güzel yendik gülcüklerinin dışında pek bişiy yapılmadan gösterilere geçiliyor.

Latin Amerika'nın Köy Karnavalı başlığı ile tüm Arjantin'lileri, ekmek, iş, özgürlük, eşitlik, eğitim, adalet, eğlence... için Murga'ya davet eden "Los Verdes de Monserrat" yeşil gruptan önce Parque Patricios mahallesinin kırmızılar grubu ve ismini hatırlayamadığım başka bir mahallenin mor renkliler grubu gösterilerini yapıyor. 4 yaşındaki çocuktan 60 yaşındaki teyzeme herkesin gümbürdeyen bavul ve düdüğün sesiyle aynı ritimde dans ettiği gösteriye, duvarların hemen üstünde şarkılarını söyleyen koralar eşlik ediyor. Bu arada her grubun gösterisinden hemen önce, daha iyi bir eğitim, eşitlik ve kapitalizme karşı kendilerine ait metinleri ve videoları gösteriliyor ve hemen artından bunu destekleyen gösterileri başlıyor.

Tüm mahalleli ellerinde davulları, düdükleri çılgınlar gibi aynı ritimde dans ediyor. Kendini tutamayan bazı seyirciler de murgacılara katılıyor ve şarkılarla dertlerini, aşklarını anlatıp, eğleniyorlar. Bu inanılmaz gösteri gece yarısına kadar sürüyor.

Ayelen'i de davet ettiğim gösteriye Parque Patricia'da doğup büyümüş annesi de geldi. Ve kendi mahallesinin gösterisini görünce sevinçten çılgına dönen bu neşe dolu anne, bazen kendini tutamayıp göstericilerle birlikte dans etti. Göstericilerin mesajlarını izlerken arada bir kızına ve bana dönüp mahallelerinde ne gibi sorunlarının olduğunu, bu şehri bir şirket gibi kullandıklarını, insanların uyanmaması için nasıl eğitimsiz bırakıldığını ve tüm bunlara karşı bir araya gelen bu küçük lokalleri çok sevdiğini söyleyip, her defasında mutlu oldu. Kendi iradeleriyle bir araya gelip hem eğlenen hem de sorunlarını gidermeye çalışan Arjantinlilerle birlikte çok mutlu oldum. Ve Pablo'nun vasıtasıyla tanıştığım murgacıların daveti üzerine Murga yapmaya karar verdim.

Daha fazla fotoğraf koymayı isterdim ama pek çekmemişim. Bi dahakine çekip koyacam.

1 yorum: